Click on the slide!

Kuran'ın Bilimsel Mucizeleri: Yaratılıştaki Çiftler

Yerin bitirmekte olduklarından, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) yücedir. (Yasin Suresi, 36) Erkeklik-dişilik,…

Devamı...
Click on the slide!

Kuran'ın Bilimsel Mucizesi: Zamanın Göreceliği

Zamanın göreceliği konusu bugün ispatlanmış bilimsel bir gerçektir. Ancak bu gerçek, yüzyılın başlarında Einstein'ın görecelik kuramı ile ortaya çıkmıştır. O…

Devamı...
Click on the slide!

İnsanların En Büyük Korkularından Birisi : Yalnızlık

İnsanların büyük bir çoğunluğunun en önemli korkularından biri, günün birinde yalnız kalmaktır. Çocukluk yıllarının hemen ardından tüm hayatları, hep bir…

Devamı...
Click on the slide!

Su Altında Yapıştırıcı Salgılayan Deniz Canlısı: FORAMİNİFER

Foraminiferler, okyanus yaşamı için neden hayati bir öneme sahiptir? Bu canlıların salgıladıkları su geçirmeyen yapıştırıcının özellikleri nelerdir? Bilim adamları bu…

Devamı...
Click on the slide!

Karun Kıssası'nda Gizlenen Hikmetler: Dıştan Görünenlere Aldanmamak...

İnsan aklını iyi kullandığında, her konuyu olabilecek en doğru şekilde yorumlayabilecek bir yeteneğe sahiptir. Ama genelde insanlar fevri düşünmeye yatkındırlar.…

Devamı...
Click on the slide!

Yaşadığımız Her Saniye, Allah’ın Bize Verdiği Büyük Bir Fırsattır

İnsanın nefsi ertelemeye eğilimlidir. Bu nedenle insanların bazıları Allah için yaşamayı, samimi olmayı, Allah’ın istediği gibi bir hayat sürmeyi sürekli…

Devamı...
Click on the slide!

Emaneti Ehline Vermek Ne Demektir?

Kuran’da emanet edilen şeylerin, o konuda ehil olan yani yetki ve yetenek sahibi kişilere verilmesi emredilmektedir: Şüphesiz Allah, size emanetleri…

Devamı...
Click on the slide!

Yön Belirleme Ustası Kelebekler

Kelebek ve güve gibi canlıların göçü önemsiz gibi gözükür, ama göç eden kümeler kimi zaman milyonlardan oluşabilirler ve bazı durumlarda…

Devamı...
Click on the slide!

Süngerler

Image taken from the movie "Transformers"

Doğadaki diğer canlılarda bulunan, kalp, beyin, ciğer gibi organlar süngerlerde bulunmaz. Bunun yanı sıra bu canlıların bir sinir sistemi de…

Devamı...
Click on the slide!

Tiroksin Hormonunun Hücre Yenileme Çalışması

Tiroksin hormonu hangi aşamalar sonucunda salgılanır? Tiroksin hormonunun az salgılanması, hangi hastalığa sebep olur? Tiroksin hormonunun üretim miktarı nasıl belirlenir?…

Devamı...
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

TAVSİYE EDİLENLER

21. Yüzyılın Belirleyici Gücü: Türkiye

Bu millet geçmişte olduğu gibi bugün de tüm dünya Müslümanlarının özlemini çektiği barış ve güvenlik ortamını oluşturmakta öncü rol oynayacaktır. 21. yüzyıl, Allah’ın izni ile, tüm Müslüman ve Türk halkları için aydınlık bir çağ olacaktır.

Yazının devamı için tıklayın

You are here:

Olayların Batini Yönünü Kavrayamayan İnsanların Yaşadıkları Gerilim

e-Posta Yazdır PDF

Olayların batıni yönü ne demektir?

İman etmeyenler neden olaylar karşısında büyük bir gerilim yaşarlar?

İman edenlerin huzur ve teslimiyetlerinin sırrı nedir?

İman etmeyen insanlar, kendilerini (Allah’ı tenzih ederiz) Allah’tan bağımsız görürler. Olayları yönlendirenin kendileri olduğunu düşündüklerinden sürekli bunun gerilimi içinde yaşarlar. Herşeyin Allah’ın dilemesiyle kaderlerinde yaratılan değişmez bir gerçek olduğunu, herşeyde Allah’ı vekil kılarak huzurlu ve tevekküllü yaşayabileceklerini bilmemeleri, çok sıkıntılı, stresli ve zorlu bir yaşam sürmelerine neden olur.

İman Etmeyenlerin Yaşadıkları Gerilimlere Örnekler

 

Örneğin hayatının kendi kontrolünde olduğu yanılgısında olan bir insanı düşünelim: bu kişinin hayallerini gerçekleştirmek için bir dizi planı olur. Rahat yaşamak ister. Fakat bunun için paraya ihtiyacı vardır. Para kazanmak için iyi bir okul bitirip meslek edinmesi gerektiğini düşünür. Yıllarca çalışıp istediği parayı elde ettiğindeyse aile kurma telaşı içine girer. Kafasındaki herşey tamamlansa bile bu sefer ailesini, çevresini, malını, işini ve bunun gibi hayatına hakim birçok detayı elinde tutabilmek için gerilim yaşar. Sürekli kendi kontrolüyle hayatını yönlendirdiğini düşündüğü için kadere iman etmenin getirdiği mutmainliği yaşayamaz. Örneğin kazandığı parayla araba alır. Bu sefer arabanın kaza yapma tehlikesini böyle bir durumda oluşabilecek yaralanma tehlikesini, kaza sonrası gerekli hastane masraflarını veya ölüm durumunda cenaze işlemlerinin ayarlanmasını detay detay düşünüp gerilim içinde yaşar.

Elbetteki insanın dünya hayatına ilişkin; nasıl yaşayacağı, nasıl para kazanacağı, ne tür faaliyetlerde bulunacağı gibi konularda düşünmesi, bunlara yönelik maddi manevi tedbirler alması son derece normaldir. Önemli olan insanın gerçek yaratılış amacını unutmaması ve yapacağı tüm bu işlerde mutlaka Allah’ın en razı olacağı umulan seçeneği seçip, hayatına bu şekilde yön vermesidir. Bunları hayata geçirirken de, yukarıda anlatıldığı gibi Allah’ın kainattaki ve tüm insanlar üzerindeki sonsuz gücünü ve kontrolünü unutmayarak son noktasına kadar tevekkülü yaşamasıdır.

Nitekim akılcı ve samimi bakıldığında insanın kendini kontrol edebilecek bir akıl ve güçte olmadığı açıktır. Allah’ın gücüne ve aklına teslim olmayı reddedip sıkıntılı, gerilimli ve stresli bir hayatı tercih eden inkar edenler, Allah’ın ayette bildirdiği gibi “kendi nefislerine zulmederler”:

“Onların bu dünya hayatındaki harcamaları kendi nefislerine zulmetmiş olan bir kavmin ekinine isabet eden kavurucu soğukluktaki bir rüzgara benzer ki onu (ekini) helak etmiştir. Allah, onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi nefislerine zulmetmektedirler.” (Al-i İmran Suresi, 117)

İman Edenlerin Batıni Bakış Açıları ve Mutmain Ruh Halleri

İman edenler Allah’ın herşeyi hayırla ve bir ilim üzere yarattığını bilerek, olayların kaderde yaratılmış ve bitmiş olduğunun şuurunda olmanın getirdiği huzur ve teslimiyette olurlar. İşte müminleri diğer insanlardan ayıran bu bakış açısı olayları “batıni” yani “dış görünüşüyle değil, gizli hayır ve hikmetleriyle” değerlendirmelerini sağlar. Örneğin batıni bakış açısında olan bir mümin, iki kişinin karşılıklı konuşmasını izlerken onlara müstakil kişilik vermez; onları Allah’ın tecellisi olan insanlar olarak değerlendirir. İşte bu noktada önemli bir detay vardır ki derin düşünen mümin, bu insanlar konuşurken meydana gelen her konuşmayı yaratanın Allah olduğunu bilir. İki kişi konuşuyor gibi gözükse bile ağızlarından çıkan her kelime kaderlerinde Allah’ın dilemesiyle yazılmış ve konuşulmuştur. Allah herşeyi yaratanın Kendisi olduğunu bir ayetinde şöyle bildirmektedir:

“Onları siz öldürmediniz, ama onları Allah öldürdü; attığın zaman sen atmadın, ama Allah attı. Müminleri Kendinden güzel bir imtihanla imtihan etmek için (yaptı.) Şüphesiz Allah, işitendir, bilendir.” (Enfal Suresi, 17)

Müslüman tek mutlak varlığın Allah olduğunu dolayısıyla Allah’ın her yerde olduğunu sürekli düşünür. Bakışlardan bakanın, seslerden duyulanın Allah’ın tecellileri olduğunu bilir. Bu “gerçeği” sürekli tefekkür ederek Allah’a derinliğini, yakınlığını, samimiyetini çok artırır. Allah’ın can vermesiyle yoktan “var” olduğunu bilen müminin hayatında Allah’ı unuttuğu bir an dahi olmaz. Yaşadığı anı değerlendirirken “Acaba Allah imtihan olarak ne yaratıyor? Nasıl tavır gösterirsem Allah’ın rızasına en uygun davranış olur?” diye düşünür. İşte bu bilinç Müslümanın Allah rızası için sürekli salih amellerde bulunmasına vesile olur. Allah bir ayetinde, salih amellerde bulunanları cennetiyle mükafatlandıracağını şu şekilde bildirmektedir:

“(Ey Muhammed) iman edip salih amellerde bulunanları müjdele. Gerçek-ten onlar için altlarından ırmaklar akan cennetler vardır. Kendilerine rızık olarak bu ürünlerden her yedirildiğinde: “Bu daha önce de rızıklandığımızdır” derler. Bu, onlara, (dünyadakine) benzer olarak sunulmuştur. Orada, onlar için tertemiz eşler vardır ve onlar orada süresiz kalacaklardır.” (Bakara Suresi, 25)

İnsanların büyük bir bölümü olumlu olarak değerlendirdikleri olaylarla mutlu olurken, olumsuz ya da ters gidiyor gibi görünen olaylarla birlikte de hüzne kapılırlar. Oysaki iman eden insanlar Allah’ın izniyle böyle bir sıkıntıya düşmekten titizlikle kaçınırlar. Çünkü Allah, Kuran’da her olayı salih kullarının hayrına yarattığını, onlar için hiçbir zaman hüzün ve sıkıntı olamayacağını haber vermiştir.

 
  • GÜNEŞ SİSTEMİ

  • EVRİM

 

Güneş Sistemi ve Yaratılışındaki Mucizevi Dengeler 

Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.  (Nahl suresi, 12)  

Yazının devamı için tıklayın  

DARWIN EFSANESİNİN SONU 

Tarihi eski Yunan'a kadar uzanan bir efsane olan evrim fikri, 19. yüzyılda kapsamlı bir teori olarak ortaya atıldı. Teoriyi bilim dünyasının gündemine sokan en önemli gelişme, Charles Darwin'in 1859 yılında yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabıydı. 

Yazının devamı için tıklayın 

KURAN BİLGİSİ

Müminlerin Önemli Bir İbadeti: Sabretmek ve Sabırda Yarışmak

Allah (cc)'ın rızasını, sevgisini ve hoşnutluğunu kazanmanın yolu, Kuran'da bildirilen doğruları eksiksizce uygulamaktır. Allah (cc) kullarına Kuran ahlakını hayatlarının sonuna kadar hiçbir şekilde gevşeklik göstermeden yaşamalarını bildirmiştir. Müminlerin Allah (cc)'in bu emrini hiçbir taviz vermeden yerine getirebilmelerinin sırrı da, imanın kazandırdığı üstün bir özellik olan "sabır"da gizlidir. Allah (cc) Kuran’ın “Ey iman edenler, sabredin ve sabırda yarışın...” (Al-i İmran Suresi, 200) ayetiyle müminlere sabrın önemini hatırlatmıştır. Allah (cc) için sabretmenin önemini kavrayan bir insan Allah (cc)’ın izniyle, Rabbimiz'in istediği her tavırda ve her ibadette süreklilik gösterebilir. Allah (cc), iman eden kullarının üzerinde "Sabur" (çok sabırlı) ismini tecelli ettirir ve onların kalplerindeki kararlılık duygusunu pekiştirir.

Dolayısıyla bir ömür boyu devam eden gerçek sabrın asıl kaynağı müminlerin Allah (cc)'a olan imanlarıdır. İman eden bir mümin Allah (cc)'ın ilminin ve aklının tüm varlıkları sarıp kuşattığını, Allah (cc)'ın izni olmaksızın tek bir olayın dahi gerçekleşmediğini ve tüm olayların ardında Allah (cc)'ın binlerce hayır ve hikmet yarattığını bilir. Bunun yanında Allah (cc)'ın iman edenlerin dostu, velisi ve yardımcısı olduğunu, dolayısıyla ilk bakışta farklı görünse bile aslında tüm olayların inananların lehinde geliştiğini unutmaz. Rabbimiz'in kendisi için belirlediği kadere tereddütsüz teslim olur ve rıza gösterir. Bu nedenle sabır mümin için, zorlanarak yaşanan bir ahlak özelliği değil, aksine gönül rızasıyla ve hoşnutlukla yaşanan ve zevk alınan bir ibadettir.

Devamını oku...

BELGESEL FİLM



Get the Flash Player to see this player.