Click on the slide!

Su Altında Yapıştırıcı Salgılayan Deniz Canlısı: FORAMİNİFER

Foraminiferler, okyanus yaşamı için neden hayati bir öneme sahiptir? Bu canlıların salgıladıkları su geçirmeyen yapıştırıcının özellikleri nelerdir? Bilim adamları bu…

Devamı...
Click on the slide!

Kuran'ın Bilimsel Mucizesi: Zamanın Göreceliği

Zamanın göreceliği konusu bugün ispatlanmış bilimsel bir gerçektir. Ancak bu gerçek, yüzyılın başlarında Einstein'ın görecelik kuramı ile ortaya çıkmıştır. O…

Devamı...
Click on the slide!

Karun Kıssası'nda Gizlenen Hikmetler: Dıştan Görünenlere Aldanmamak...

İnsan aklını iyi kullandığında, her konuyu olabilecek en doğru şekilde yorumlayabilecek bir yeteneğe sahiptir. Ama genelde insanlar fevri düşünmeye yatkındırlar.…

Devamı...
Click on the slide!

Emaneti Ehline Vermek Ne Demektir?

Kuran’da emanet edilen şeylerin, o konuda ehil olan yani yetki ve yetenek sahibi kişilere verilmesi emredilmektedir: Şüphesiz Allah, size emanetleri…

Devamı...
Click on the slide!

Yaşadığımız Her Saniye, Allah’ın Bize Verdiği Büyük Bir Fırsattır

İnsanın nefsi ertelemeye eğilimlidir. Bu nedenle insanların bazıları Allah için yaşamayı, samimi olmayı, Allah’ın istediği gibi bir hayat sürmeyi sürekli…

Devamı...
Click on the slide!

Tiroksin Hormonunun Hücre Yenileme Çalışması

Tiroksin hormonu hangi aşamalar sonucunda salgılanır? Tiroksin hormonunun az salgılanması, hangi hastalığa sebep olur? Tiroksin hormonunun üretim miktarı nasıl belirlenir?…

Devamı...
Click on the slide!

Yön Belirleme Ustası Kelebekler

Kelebek ve güve gibi canlıların göçü önemsiz gibi gözükür, ama göç eden kümeler kimi zaman milyonlardan oluşabilirler ve bazı durumlarda…

Devamı...
Click on the slide!

Süngerler

Image taken from the movie "Transformers"

Doğadaki diğer canlılarda bulunan, kalp, beyin, ciğer gibi organlar süngerlerde bulunmaz. Bunun yanı sıra bu canlıların bir sinir sistemi de…

Devamı...
Click on the slide!

İnsanların En Büyük Korkularından Birisi : Yalnızlık

İnsanların büyük bir çoğunluğunun en önemli korkularından biri, günün birinde yalnız kalmaktır. Çocukluk yıllarının hemen ardından tüm hayatları, hep bir…

Devamı...
Click on the slide!

Kuran'ın Bilimsel Mucizeleri: Yaratılıştaki Çiftler

Yerin bitirmekte olduklarından, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri nice şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah çok) yücedir. (Yasin Suresi, 36) Erkeklik-dişilik,…

Devamı...
Frontpage Slideshow (version 2.0.0) - Copyright © 2006-2008 by JoomlaWorks

TAVSİYE EDİLENLER

21. Yüzyılın Belirleyici Gücü: Türkiye

Bu millet geçmişte olduğu gibi bugün de tüm dünya Müslümanlarının özlemini çektiği barış ve güvenlik ortamını oluşturmakta öncü rol oynayacaktır. 21. yüzyıl, Allah’ın izni ile, tüm Müslüman ve Türk halkları için aydınlık bir çağ olacaktır.

Yazının devamı için tıklayın

You are here:

İhlası kazanmanın yolları: Her İşte Allah'ın Rızasının En Çoğunu Gözetmek

e-Posta Yazdır PDF

Karşılaştığı her olayda olabilecek en ihlaslı tavrı göstermek isteyen bir insanın her işinde "Allah'ın rızasının en çoğu"nu kazanma arayışı içinde olması gerekir. Allah'ın bu emri "Artık hayırlarda yarışınız. Tümünüzün dönüşü Allah'adır..." (Maide Suresi, 48) ayetinde geçen "hayırlarda yarışınız" sözleriyle insanlara hatırlatılmıştır. Bir başka ayette ise şu şekilde buyurulmuştur:

"Sonra Kitabı kullarımızdan seçtiklerimize miras kıldık. Artık onlardan kimi kendi nefsine zulmeder, kimi orta bir yoldadır, kimi de Allah'ın izniyle hayırlarda yarışır öne geçer. İşte bu, büyük fazlın kendisidir." (Fatır Suresi, 32)

Ayette de bildirildiği gibi, Allah'a iman ettikleri halde 'orta bir yol tutan' insanlar da vardır, 'hayırlarda yarışıp öne geçenler' de. İhlas sahibi bir Müslüman hayırlarda yarışmaktadır. Hayatının her anında Allah'ın razı olacağı tavırları göstermek için ciddi bir çaba sarf etmekte, elindeki tüm imkanları kullanarak salih kullardan olmaya çalışmaktadır.

Dini yaşamada orta yolu tutanlar ve hayırlarda yarışanlar arasındaki farkı şu şekilde açıklayabiliriz; insan hayatı boyunca pek çok olayla karşılaşır. Hayatına nasıl bir yön vereceği, olaylar karşısında nasıl bir tavır alacağı, nasıl bir ahlak göstereceği konusunda her zaman için çeşitli seçeneklerle karşı karşıya kalır. Seçim ise tamamen kendi vicdanına kalmıştır. Bu seçenekler arasında her zaman için Allah'ın rızasına uygun olmayan alternatifler de vardır. İman eden bir insanın dikkati bu din dışı seçeneklere karşı son derece açıktır. Dolayısıyla da bu ihtimalleri kayıtsız şartsız reddeder ve Allah'ın rızasına uygun olan tavrı seçer. Bu noktada önemli olan ise şudur: seçenekler henüz sona ermemiştir. Halen karşısında alternatifler vardır. Ve bunların hepsi de, Kuran ahlakına uygun tavırlar olabilir. Ancak yine de bu durum insanı kandırmamalıdır. Kişinin bu aşamada vicdanını ve dikkatini bir kez daha devreye sokup, Allah'ın rızasını gözeterek bir kez daha seçim yapması gerekmektedir. Eğer insan kendisine 'orta bir yol'u değil de, 'yarışıp öne geçenlerden' olmayı ideal edinmişse, o zaman hangi kararı verirse Allah'ın en çok razı olacağını kolaylıkla anlar. Dolayısıyla karşısına çıkan tüm bu alternatifler arasında Allah'ın en fazlasıyla razı olacağı, dolayısıyla kendisinin de en fazla ecri kazanıp, Allah'a yakınlıkta en fazla yolu katedebileceğini umduğu tavrı seçer. Bu yaptığı tercihin diğerlerinden farkı ise, nefsin hiçbir şekilde karışmaması ve katıksızca Allah'ın rızasını hedeflemesidir. İşte bu vicdani titizlik de ona ihlası kazandırır. Kuran'da iman edenler arasında yarışıp öne geçen salih kimselerden şu sözlerle bahsedilmiştir:

"Onların hepsi bir değildir. Kitap Ehli'nden bir topluluk vardır ki, gece vaktinde ayakta durup Allah'ın ayetlerini okuyarak secdeye kapanırlar. Bunlar, Allah'a ve ahiret gününe iman eder, maruf olanı emreder, münker olandan sakındırır ve hayırlarda yarışırlar. İşte bunlar salih olanlardandır." (Al-i İmran Suresi, 113-114)

İnsanın karşısında binlerce alternatif olduğunda bile, tüm bunlar arasından Allah'ın en razı olacağı seçeneği görebilmesi son derece kolaydır. Allah'a yakınlaşma arayışı içerisinde olan ve olaylara iman gözüyle bakan bir insan için bu alternatif yanıp sönen bir ışık kadar net ve belirgindir. Örneğin insan gününü nasıl geçireceği konusunda Allah'ın rızasının en çoğuna göre bir seçim yapması gerektiğinde karşısında pek çok alternatif olduğunu görür. Tüm gününü evde oturup spor yaparak ve televizyon izleyerek geçirebilir. Spor yapmanın sağlığını korumak için önemli olduğunu, televizyon izlemenin de kültürünü artıracağını söyleyerek bunlarda Allah rızasını gördüğünü söyleyebilir. Ama dünya üzerinde dinsiz akımlar bu kadar güç kazanmışken, İslam topraklarında savunmasız kadınlar, yaşlılar ve çocuklar "Rabbimiz Allah'tır" dedikleri için öldürülürken, savaşlar, çatışmalar ve ahlaki yozlaşma bu derece artmışken, iman eden bir insanın tüm gününü spora ve televizyona ayırması vicdanlı bir tavır olmaz. Bunun yerine Kuran ahlakının mükemmelliğini diğer insanlara anlatıp, onların da ahiretlerine vesile olmaya çalışması hiç şüphesiz diğerinden daha hayırlı bir davranış olacaktır. Çünkü bu "Sizden; hayra çağıran, iyiliği (marufu) emreden ve kötülükten (münkerden) sakındıran bir topluluk bulunsun. Kurtuluşa erenler işte bunlardır." (Al-i İmran Suresi, 104) ayetiyle de bildirilmiş, her Müslümanın üstlenmesi gereken bir sorumluluktur. Bu alternatife yöneldiği takdirde öncelikli olarak kendi ahireti için ibadette ve salih bir amelde bulunmuş olur. Bunun yanı sıra, ayetin hükmünü yerine getirip, din ahlakını tebliğ ettiği ve başkalarının da hidayetlerine vesile olduğu için ecir kazanmış olacaktır. Bu davranışın kişiye Allah'ın rızasını daha çok kazandırabileceği ise son derece açıktır.

Allah bu duruma Kuran'da şöyle bir örnek vermiştir:

Hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı onarmayı, Allah'a ve ahiret gününe iman eden ve Allah yolunda cihad edenin (yaptıkları) gibi mi saydınız? (Bunlar) Allah Katında bir olmazlar. Allah zulmeden bir topluluğa hidayet vermez. İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cehd edenlerin Allah Katında büyük dereceleri vardır. İşte 'kurtuluşa ve mutluluğa' erenler bunlardır. (Tevbe Suresi, 19-20)

Ayetlerden de anlaşılabileceği gibi hacılara su dağıtmak ya da Mescid-i Haram'ı onarmak da Allah'ın rızasına uygun olan hayırlı davranışlardır. Ancak imkanları olduğu halde ibadetlerini bu davranışlarla sınırlayan kimselerin kendilerini kandırmamaları ve yaptıklarını yeterli görmemeleri son derece önemlidir. Çünkü kıyas yapıldığında bunların Allah yolunda malıyla ve canıyla mücadele eden bir insanın davranışlarıyla bir olmadığı görülür. İnsanın daha güzelini, daha hayırlısını ya da takvaya, Kuran ahlakına daha uygun olduğunu bildiği bir tavır varken bundan daha azını tercih etmesi ihlasa uygun bir davranış olmaz. Çünkü bu vicdanını tam olarak kullanmaması, biraz da olsa nefsine pay ayırması, biraz da olsa kendi rahatından ve kendi menfaatlerinden yana hareket etmesi anlamına gelir. Oysa Kuran'a uygun olan, yapılması gereken iş ne kadar nefsine ters, ne kadar zor olsa ve ne kadar fedakarlık gerektirse de her zaman için Allah'ın rızasını kazanabilmeyi, nefsinin menfaatlerine tercih etmesidir. Bu şuur mümine ihlası, birbiri ardınca gelen salih amelleri dolayısıyla da Allah'ın rızasını, rahmetini ve cennetini kazandırır.

 
  • GÜNEŞ SİSTEMİ

  • EVRİM

 

Güneş Sistemi ve Yaratılışındaki Mucizevi Dengeler 

Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin emrinize verdi; yıldızlar da O'nun emriyle emre hazır kılınmıştır. Şüphesiz bunda, aklını kullanabilen bir topluluk için ayetler vardır.  (Nahl suresi, 12)  

Yazının devamı için tıklayın  

DARWIN EFSANESİNİN SONU 

Tarihi eski Yunan'a kadar uzanan bir efsane olan evrim fikri, 19. yüzyılda kapsamlı bir teori olarak ortaya atıldı. Teoriyi bilim dünyasının gündemine sokan en önemli gelişme, Charles Darwin'in 1859 yılında yayınlanan Türlerin Kökeni adlı kitabıydı. 

Yazının devamı için tıklayın 

KURAN BİLGİSİ

Şeytan'ın Taktikleri
Kıyamete kadar sürecek mücadele sonucunda şeytan, milyarlarca insanı kendisiyle birlikte cehennem ateşinin içine sürükler. Ancak, bir grup vardır ki şeytan onlara karşı asla zafer kazanamayacaktır; müminler. Çünkü müminler Allah'ın yeryüzündeki halifeleridir ve O'nun koruması altındadırlar. Şeytanın oyunları onlara karşı etkisiz kalır. Şeytan tarafından da itiraf edilen bu gerçek Kuran'da şöyle geçer:

Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık, andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım. Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna." (Hicr Suresi, 39-40)
Devamını oku...

BELGESEL FİLM



Get the Flash Player to see this player.