KURAN BİLİME YOL GÖSTERİR
Bilim, Kuran'ın bildirdiği gerçeklere göre yönlendirildiği takdirde çok hızlı ilerler ve insanlığa çok daha büyük hizmetler verebilir...
Allah Kuran'da insanları, göklerin, yerin, dağların, yıldızların, bitkilerin, tohumların, hayvanların, gece ile gündüzün meydana gelişinin, insanın kendi doğumunun, yağmurun ve yaratılmış daha birçok varlığın üzerinde düşünmeye ve bu varlıkları incelemeye çağırmaktadır. Bunları inceleyen insan ise tüm varlıklarda Allah'ın yaratış sanatını görecek, böylece kendisini ve tüm evreni yoktan yaratan Rabbimizi tanıyabilecektir.
Evreni ve içindeki tüm varlıkları incelemenin ve Allah'ın yaratış sanatını keşfederek insanlığa açıklamanın yolu ise "bilim"dir. Dolayısıyla din, bilimi Allah'ın yaratışındaki detaylara ulaşmada bir yol olarak benimser ve bu nedenle bilimi teşvik eder. Din, bilimsel araştırmaları teşvik ettiği gibi, dinin bildirdiği gerçeklere göre yönlendirilen bilimsel araştırmalar da çok hızlı ve kesin sonuçlar getirir. Çünkü din, evrenin ve canlılığın nasıl var oldukları sorusuna en doğru ve en kesin cevabı veren tek kaynaktır.
İnsanların kesin olarak bilmeleri gereken bir gerçek vardır: Bilim ancak Allah'ın sonsuz kudretini, evrendeki yaratılış delillerini araştırma yönünde çalıştıkça doğru sonuçlara ulaşabilir. Ancak rotası doğru çizilirse, yani doğru yönlendirilirse bilimin gerçek amacına en kısa sürede ulaşması sağlanabilir.
Evrim teorisi denildiği zaman insanların aklına farklı kavramlar gelebilir. Bazı insanlar -genelde materyalist çevrelerden kişiler- evrim teorisinin bilim tarafından ispatlanmış bir gerçek olduğunu sanırlar. Oysa gerçek bunun tam tersidir, bilimsel yüzlerce delil evrim teorisinin geçersizliğini gözler önüne sermiştir. Ancak yine de söz konusu insanlar evrim teorisini şiddetle savunur, bu teoriye karşıt her fikri şiddetle reddederler. İnanç sahibi insanların da bir bölümü materyalist telkin ve propagandalar sonucunda evrim teorisini bilimsel bir gerçek zannederler. Bu teori ile Allah'a iman arasında bir "orta yol" aramaya çalışırlar.
Oysa evrim teorisi ideolojik arka planı olan, ateizmi sağlamlaştırmak amacıyla ortaya atılmış ve materyalist düşünceye sahip çevreler tarafından şiddetle sahiplenilmiş din dışı bir düşüncedir. Ortaya atıldığından bu yana insanlığa çatışma, savaş ve dejenerasyondan başka bir şey getirmemiştir.
Bu kitap, evrim teorisiyle yaratılış gerçeği arasında ortak noktalar bulmaya, hatta Kuran'dan evrim teorisine delil getirmeye çalışan kişilere bir cevap niteliğindedir. Amacımız, evrim teorisi ile uzlaşma çabalarının, bilimsel ve toplumsal açıdan hatalı olduğunu izah ederek, bu yanılgıya kapılanlara doğru bir bakış açısı kazandırmaya vesile olmaktır.
Bundan 14 asır önce Allah, insanlara yol gösterici bir kitap olan Kuran-ı Kerim'i indirdi. Rabbimiz tüm insanlığı bu kitaba uyarak kurtuluşa ermeye davet etti. İndirildiği günden kıyamete kadar, insanlığın yegane yol göstericisi de bu son ilahi kitap Kuran olacaktır. Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunların yanı sıra, Kuran'ın Allah Katından indirildiğini ispatlayan pek çok mucizevi özelliği de vardır. Bu özelliklerden biri, ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçeklerin 1400 yıl önce Kuran'da bildirilmiş olmasıdır.
Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat çeşitli ayetlerde, son derece özlü ve hikmetli bir anlatım içinde aktarılan bazı bilimsel gerçekler, ancak 20. ve 21. yüzyıl teknolojisi ile keşfedilmiştir. Her geçen gün bu keşiflere yenileri eklenmektedir. Kuran indirildiği dönemde bilimsel olarak saptanması mümkün olmayan bu bilgiler, günümüz insanına Kuran'ın Allah'ın sözü olduğunu bir kez daha göstermektedir.
Bu kitapta Kuran'ın bilimsel mucizelerinin yanı sıra, geçmiş ve gelecekle ilgili verdiği bazı haberlere, Kuran'ın edebi yönden mükemmelliğine ve Kuran'ın matematiksel mucizeleri ile ilgili örneklere de yer verilmektedir.







